Türkiye Kadın Dernekleri
Federasyonu (TKDF)
0 312 417 26 04
 
Kadının Statüsü vve Sorunları
Genel Müdürlüğü (KSGM)
0 312 419 29 64
 
Hürriyet Aile İçi Şiddet Kampanyası
Acil Yardım Hattı
0 212 656 96 96

Avrupa Birliği Haber Derneği
Simon Bolivar cad.
No:17/16
Çankaya / ANKARA
T 0 312 440 58 55
F 0 312 440 67 66
www.abhaber.com



Kadın için AB , Türkiye’nin geleceği için Kadın

Eurobarometre 65 tarafından yayınlanan Ulusal Rapor verilerine göre Türkiye kamuoyunun %44’ü AB’ye üyeliğinin iyi bir şey olacağını düşünmektedir(Şekil Soru 11). Üyeliğin kötü olacağını düşünenler ise ancak %25 civarındayken ne iyi ne kötü olur diyerek kararsız bir tavır sergileyenler %23 gibi oldukça büyük bir kitledir. 2004’ün Ekim öncesindeki ilk anketteki sonuçlarla karşılaştırılınca bu sonuçlar AB üyeliği fikrinin çekiciliğini gitgide yitirmekte olduğu izlenimini vermektedir. Öyle ki, AB üyeliğinin kötü bir şey olacağı fikrini destekleyenler 2004 başında ancak %9 iken bu oran Bahar 2005’te iki katından biraz fazla olarak %20’ye çıkmış; kararsız kitle ancak %13 iken %4 puan artışla %17’ye gelmiştir. Tüm bu gelişmeler bu soruya cevap vermeyenlerin oranında da düşüşün olduğu bir dönemde gözlenmiştir. Güz 2005’e gelindiğindeyse AB üyeliğinin kötü bir şey olacağını düşünenler %15 düzeyine gerilerken, ne iyi ne kötü bir şey olur diyerek kararsızlık gösteren kitle %21 ile en yüksek düzeyine ulaşmıştır. Bahar 2006’da ise AB üyeliğinin iyi bir şey olacağını düşünenler ilk kez %50’nin altına inmiş ve her dört kişiden biri de üyeliğin kötü bir şey olacağını söyler olmuştur. Yani kısaca, Türkiye kamuoyu 2004 yılından bu yana AB üyeliği konusunda zihinlerde soru işaretlerinin giderek arttığı bir dönemden geçiyor izlenimi vermektedir.

AB üyeliğinin iyi bir şey olacağına olan inanç Türkiye’de Romanya (%62) ve Bulgaristan (%53) kamuoylarından daha düşüktür. Ancak, Hırvatistan (%34) kamuoyundan daha yüksek oranda bir grup AB üyeliğinin iyi bir şey olacağını düşünmektedir. Benzer şekilde Kıbrıs Türk toplumunun içerisinde AB üyeliğinin iyi bir şey olacağına inananlar %64 gibi Türkiye’den de oldukça yüksek bir düzeydedir.

AB konusundaki algıların ve Birliğin politikaları hakkındaki tercihlerin AB hakkında sahip olunan bilgi düzeyiyle doğrudan bağlantılı olduğu açıktır.

Ulusal Rapor’da en temel sorgulamada değişik Avrupa kurumlarının isimleri verilerek aşina olunup olunmadığı sorgulanmıştır. Türkiye’de %25 (Avrupa Parlamentosu) ile %47 (Avrupa Topluluğu Adalet Divanı) arasında değişen oranlarda bu Ab kurumlarının adlarını dahi duymamış bir kitle vardır. Bu oranlar AB geneli ile karşılaştırıldığında oldukça yüksektir.

Bu değerlendirmelerin her bir ülke bazında nasıl göründüğüne bakıldığında, Türkiye’de, sıralanan kurumların “ismini duymuş” olanların oranı araştırmadaki tüm ülkelerden daha düşük olduğu göze çarpmaktadır. Aşağıdaki genel değerlendirmede en yüksek isim aşinalığı olan kurum olarak ortaya çıkan Avrupa Parlamentosu için ülkeler bazında veriler özetlenmiştir. Görüldüğü gibi Finlandiya, Danimarka, İrlanda, İsveç, Slovakya, Belçika ve Slovenya’da %95 ve üzeri bir çoğunluk Avrupa Parlamentosu’nun ismini duyduğunu söylerken bu oran Türkiye’de ancak %68’de kalmaktadır.

Türkiye kamuoyunun AB kurumları hakkındaki değerlendirmeleri AB genelinden yalnızca bilgi ve güven temelinde değil, aynı zamanda AB içerisinde üstlendikleri rolün değerlendirmesinde de ortaya çıkmaktadır. AB’nin hayatında önemli bir rol oynayıp oynamadığı sorgulandığında, Türkiye kamuoyu, sorgulanan her bir kurumun rolüne AB genelinden daha düşük düzeyde önem atfetmektedir. Yaklaşık olarak Türkiye kamuoyunun yarısı sorgulanan kurumları önemli bulurken yalnızca %10-14 arası bir kesim önemsiz bulmaktadır. Değerlendirmede bulunmayanların oranı ise AB genelinin yaklaşık iki katı kadar ve %40 civarındadır. Oysa AB genelinde sorgulanan kurumları önemli bulanlar %60-76 aralığındadır.

Değişik AB kurumlarının rollerinin ne olduğu konusundaki değerlendirmeleri kamuoyunun önümüzdeki beş yıl içerisinde genel olarak AB’nin günlük hayatlarında oynadığı rolün nasıl değişme göstereceğine dair beklentilerle birlikte değerlendirmek gerekir. Bu değerlendirmelere bakıldığında AB genelinden yine önemli farklılaşmalar olduğu gözlenmektedir. AB genelinde %41 gibi bir kitle AB’nin rolünün artacağını belirtirken benzer bir değerlendirme Türkiye’de ancak %30 tarafından yapılmaktadır. AB’de %9 Birliğin yaşamlarındaki rolünün azalacağını düşünürken bu grup Türkiye’de %25’lik bir kitledir. Üyelik sürecinin daha başlarında olan Türkiye’de kamuoyunun %32’sinin AB’nin günlük hayatları üzerine etkisinin bugünkü düzeyde kalarak değişmeyeceğini belirtmeleri de ilginçtir. Açıktır ki bu süreçte AB müktesebatına uyum ve bunun getirdiklerinin halkın günlük hayatı üzerine nasıl bir etki yapacağı konusunda kamuoyunda gerçeklerle bağdaşmayan beklentiler vardır denilebilir.

AB hakkında en çok kullanılan üç haber kaynağı olarak ortaya çıkan televizyon, günlük gazete ve radyonun haber edinmede ne sıklıkla kullanıldığına bakıldığında Türkiye’de televizyonun haber kaynağı olarak kullanım sıklığının AB genelinden yüksek olduğu gözlenmektedir. Her gün televizyonda haber programı seyrettiğini söyleyen grup Türkiye’de %69 iken AB genelinde %66’dır.Haberleri günlük gazeteden her gün takip edenler Türkiye’de ancak %24 kadar düşük bir oranda kalmaktadır.

Özetle Türkiye kamuoyunun AB kurumlarına güvenme eğilimlerinin genel görüntüsünde bir değişme gözlenmemektedir. AB geneliyle karşılaştırıldığında Türkiye kamuoyu söz konusu kurumların güvenilirliğini AB genelinden daha düşük bulmaktadır. Güz 2005 araştırması ile karşılaştırıldığında AB genelinde bir tek Avrupa Merkez Bankası için anlamlı bir güven artışı gözlenirken, Türkiye’de Avrupa Komisyonu ve AB Konseyi’ne güvenme eğiliminin azaldığı, Avrupa Merkez Bankası’na anlamlı bir güven artışı fark edilmektedir. AB genelinde AB’nin nasıl işlediğini anladığını ifade edenlerin oranı ancak %46 iken bu oran Türkiye’de ancak %34’tür. Türkiye’de bu değerlendirmeye cevap vermeyenlerin oranının %24 gibi yüksek bir düzeyde olması AB sisteminin nasıl çalıştığını anlayanların oranının Türkiye’de oldukça düşük olduğunu düşündürtmektedir.

AB üyeliğine bakış Türkiye’de bir yılı aşkın bir süredir olumsuz bir eğilim içindedir. Üyeliğin iyi bir şey olacağını düşünenler 2004 başından Bahar 2006’ya %71’den %44’e gerilemiştir. Üyeliğin kötü bir şey olacağını düşünenler, aynı süreçte %25’e yükselirken, kararsız görünen kitle artmış ve %23’e çıkmıştır.

Aday ülkeler ile karşılaştırıldığında AB üyeliğinin iyi bir şey olacağını düşünenler, Türkiye’de yalnızca Hırvatistan’dan daha yüksektir. Her şeyi göz önüne aldığımızda da Türkiye kamuoyunun %51’i AB’ne üye olmakla Türkiye’nin fayda sağlayacağını düşünmektedir. Belki nihai bir değerlendirme olarak da, Türkiye’de AB’nin kamuoyu gözündeki olumlu imajı %43 ile araştırmaya katılanlar arasında sekiz ülkeyi geride bırakmaktadır.

AB üyeliğinin iyi bir şey olacağına duyulan inancın, yüksek ve olumlu AB imajına rağmen düşüyor olmasının bir nedeni AB kurumlarının tanınırlığında ve bunlara duyulan güvende söz konusu sorunlar olabilir. Türkiye’de zaman içinde AB kurumlarının tanınırlıklarının arttığı söylenebilir. Ancak aynı kurumlara duyulan güvende, AB geneline göre düşük düzey giderek daha da negatife giderek sürmektedir. Bu eğilimlerin Türk insanının AB’nin nasıl işlediğini anlamamasıyla ilişkili olduğu da söylenebilir. Bu bağlamda, ancak %24’lük bir ufak grup, AB’nin nasıl çalıştığını belirtmektedir.

AB konusunda bilgi düzeyine bakıldığında, hem kişilerin kendi sübjektif değerlendirmeleri, hem de objektif kıstaslarla değerlendirmelerinde Türkiye kamuoyunun bu alandaki bilgi düzeyinin oldukça yetersiz olduğu gözlenmektedir. Sübjektif değerlendirmelerde Türkiye İspanya ile birlikte en düşük ortalama bilgi değerlendirmesine sahiptir. Değişik Avrupa kurumlarının isimleri verilerek bunların isimlerine aşina olunup olunmadığı sorgulanmıştır. AB geneli ile karşılaştırıldığında bu kurumların adını dahi duymamış olanların oranı oldukça yüksektir.

AB’nin Türkiye kamuoyu gözünde insanların yaşamında oynadığı rol AB geneli ile karşılaştırıldığında daha önemsiz görünmektedir. Türkiye kamuoyu AB’nin ileride yaşamlarında daha önemli bir rol oynayacağını ne düşünmekte ne de istiyor görünmektedir.

AB hakkında bilgilenme sürecinde kullanılan kaynaklara bakıldığında, Türkiye’de AB genelinden çok farklı bir yapı söz konusu değildir. AB geneline benzer şekilde Türkiye’de TV, günlük gazete ve arkadaş, iş çevresi ön planda yer alırken internet, diğer gazete ve dergiler ile broşür ve benzeri kaynakların kullanımı AB’ye göre düşüktür.

Yukarıda belirtildiği üzere Türk Kamuoyunda AB, Türkiye AB uyum süreci ve bunların doğuracağı sonuçları hakkında bilgi ve güven eksikliği ayrıca desteklemede azalma eğilimi görülmektedir.

Toplumun en küçük birimini teşkil etmekte olan aile içinde kadınlar, iletişim kuramlarında “eşik bekçisi” olarak nitelendirilen kanaat ve yargı oluşumunda önderlik rolünü eş ve anne olarak üstlenmektedir.

Ancak Türkiye’de kadınların özellikle ev kadınlarının statüleri, kültürel kapitali göz önüne alınarak algılanabilir ve izafiyet acısından kalıcı şekilde AB, Türkiye’nin üyelik süreci, sürecin getirdiği yenilikler, değişiklikler, etkiler ve haklar konusunda bilgi edinme imkânlarının kısıtlı olduğu dolayısıyla özellikle eşik bekçiliği rolü ile aile içinde kanat önderliği görevinde etkin bir rol oynamakta olan ev kadınları bilgi eksikliği yaşamaktadır. Yeterli, etkin güvenilir bilgi sağlanabilen toplumsal gruplar içinde özellikle dezavantajlı bir konumda kalmaktadır.

AB konusunda bilgi edinme kaynaklarından biri olan sosyal çevre ile temas yolu, sosyal yaşama yeteri kadar entegre olamayan ev kadınlarda tamamen işlevsel kalmaktadır.

Aynı şekilde okur yazar oranı düşük olan ev kadınları gazete, dergi vs. gibi iletişim araçlarından yararlanarak konu hakkında görüş ve bilgiye sahip olmak imkanı son derece kısıtlıdır.

Ekonomik bağımlılık, eğitim eksikliği ve sosyal yaşama bağlı kitle iletişim araçlarına erişim imkânlarının kısıtlı olmasının yanı sıra kitle iletişim araçların kar amaçlı yayınları nedeniyle, demografik olarak büyük bir kitleyi temsil etmekte olan kırsal kesimdeki ev kadınlarına yönelik kültür kapitallerine hitap edecek, kolay algılanabilir, akılda kalıcı, ilgili çekici, kısa ve yaratıcı yayın materyalleri uygun saat dilimlerinde ve sıklıkta yayınlanmamaktadır.

Özellikle kırsal kesime ve kadınlara erişim açısından önem arz eden kitle iletişim araçlarından yerel televizyonlarda ise konum ve ağırlıklarını yeterli derece değerlendirebilecek uzman kadroların mevcut olmayışından dolayı AB’ye yönelik yayınlara ve yukarıda belirtilen kriterlere uygun yayın materyallerine yer verilmemektedir.

Türkiye süreç kapsamında yasal anlamda kadın haklarına yönelik büyük adımlar attı ve halen atmaktadır. Spesifik olarak kadının statüsün ve yaşamını etkileyecek olan düzenlemeler haricinde de süreç kapsamında birçok hayata geçirilmesi düşünülen düzenleme, toplumsal yaşamda etki göstermesi ve etkileri daha hissedilebilir hal alması umulmaktadır. Ancak Yasaların ve düzenlemelerin kâğıt üstünden, gerçek hayata aktarılması gerekmektedir.

Cinsiyet eşitliği AB çerçevesinde çok önemli bir konudur. Demokratik gelişim ancak kadın ve erkeğin eşit temsili ile sağlanabilir. Kadınların her alanda temsili, ekonomik ve sosyal gelişim için önemlidir.

Bunlar genel anlamda kadınların ve özelde sosyal yaşamda da dezavantajlı konumda olan ama büyük bir kitleyi teşkil etmekte olan kırsal kesimdeki ev kadınlarının bilgi erişimini ve AB ile ilgili bilgilendirme düzeyini dolayısıyla bilinçlenme düzeylerinin artırılması ile gelişme gösterebilecektir.

Bunun haricinde de AB – Türkiye süreci hakkında yanlış ve eksik bilgilendirme buna bağlı olarak ön yargıların oluşumu, kamu oyu desteğinin kaybı, daha bilinçli ve katılımcı bir kamuoyu yaratmada kadının ve özellikle büyük bir popülasyon teşkil eden aile içinde önemli bir rol almakta olan kırsal kesimdeki kadınların yeterli kadar hedef alınmayarak, bilgilendirilmeyerek, bilinç sahibi olmaları hususundaki dezavantajlarını ihmal ederek göz ardı edilmeleri büyük bir etmen olmaktadır.


 
 
 
Filmacass Film Yapım
Ve Pazarlama A.Ş
AYAZAĞA Mah. G 40
Sokak 303/4 Istanbul
T 0 212 2860940
F 0 212 2862082
www.filmacass.com.tr
Avrupa Birliği Çalışmaları
Merkezi Derneği
Simon Bolivar cad. No17/16
Çankaya-Ankara
T 0 312 4405855
F 0 312 440 67 66
www.abmerkezi.org.tr